<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Beyazzarf.com &#187; ödev</title>
	<atom:link href="http://www.beyazzarf.com/category/odev/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.beyazzarf.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 07 Jul 2010 22:37:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>1299-1300 Osmanlı tarihinin başlaması</title>
		<link>http://www.beyazzarf.com/1299-1300-osmanli-tarihinin-baslamasi/</link>
		<comments>http://www.beyazzarf.com/1299-1300-osmanli-tarihinin-baslamasi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Apr 2010 23:11:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[ödev]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı tarihi 1299-1300 başlangıç]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı tarihinin başlaması]]></category>
		<category><![CDATA[yunus emre]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.beyazzarf.com/?p=16811</guid>
		<description><![CDATA[1299-1300 Osmanlı tarihinin başlaması
1299
Ilk müzik olayi (Selçuklu sultaninca Osman Bey’e Beylik alameti olarak gönderilen tabl-u alem (davul ve sancak) 
1302
Osman Gazi’nin Koyunhisari Zaferi
1302
III. Alaeddin Keykubad’in ölümü
1312
Mevlevilik tarikatini kuran Sultan Veled’in ölümü
1317
Gülsehri’nin, kendisinden sonraki tercümelere öncülük eden Mantiku’t-tayr’i Ferideddin el-Attar’in ayni adli eserini tercüme etmesi
1320
Türk edebiyatinda bilinen ilk divana sahip Yunus Emre’nin ölümü
1324
Orhan Gazi’nin tahta geçisi
1326
Bursa’nin fethi
1330
Asik Pasa’nin Garib-name’yi telif tarihi
1331
Iznik’in fethi
1331
Ilk Osmanli medresesinin, Iznik’te Orhan Gazi tarafindan kurulmasi
1334
Karesi Beyligi’nin ilhaki
1337
Kocaeli bölgesinin alinisi
1346
Orhan Gazi’nin Kantakuzenos’un kizi ile evliligi ve Bizans ile ittifaki
1349-1352
Bizans’a yardim için Süleyman Pasa’nin Rumeli’ye geçisi ve Çimpi Kalesi’nin ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1299-1300 Osmanlı tarihinin başlaması</p>
<p>1299<br />
Ilk müzik olayi (Selçuklu sultaninca Osman Bey’e Beylik alameti olarak gönderilen tabl-u alem (davul ve sancak) <span id="more-16811"></span></p>
<p>1302<br />
Osman Gazi’nin Koyunhisari Zaferi</p>
<p>1302<br />
III. Alaeddin Keykubad’in ölümü</p>
<p>1312<br />
Mevlevilik tarikatini kuran Sultan Veled’in ölümü</p>
<p>1317<br />
Gülsehri’nin, kendisinden sonraki tercümelere öncülük eden Mantiku’t-tayr’i Ferideddin el-Attar’in ayni adli eserini tercüme etmesi</p>
<p>1320<br />
Türk edebiyatinda bilinen ilk divana sahip Yunus Emre’nin ölümü</p>
<p>1324<br />
<a title="Posts tagged with orhan gazi" rel="tag" href="http://www.harbimi.net/tag/orhan-gazi">Orhan Gazi</a>’nin tahta geçisi</p>
<p>1326<br />
Bursa’nin fethi</p>
<p>1330<br />
Asik Pasa’nin Garib-name’yi telif tarihi</p>
<p>1331<br />
Iznik’in fethi</p>
<p>1331<br />
Ilk Osmanli medresesinin, Iznik’te <a title="Posts tagged with orhan gazi" rel="tag" href="http://www.harbimi.net/tag/orhan-gazi">Orhan Gazi</a> tarafindan kurulmasi</p>
<p>1334<br />
Karesi Beyligi’nin ilhaki</p>
<p>1337<br />
Kocaeli bölgesinin alinisi</p>
<p>1346<br />
<a title="Posts tagged with orhan gazi" rel="tag" href="http://www.harbimi.net/tag/orhan-gazi">Orhan Gazi</a>’nin Kantakuzenos’un kizi ile evliligi ve Bizans ile ittifaki</p>
<p>1349-1352<br />
Bizans’a yardim için Süleyman Pasa’nin Rumeli’ye geçisi ve Çimpi Kalesi’nin üs olarak alinisi</p>
<p>1350<br />
Davud B. Mahmud el-Kayseri’nin ölümü</p>
<p>1352<br />
Osmanlilar’in Cenevizliler’e Osmanli topraklarinda serbest ticaret yapma imtiyazi vermeleri</p>
<p>1354<br />
Gelibolu’nun fethi</p>
<p>1361<br />
Ilk müzikli spor gösterisi (Edirne Kirkpinar yagli güresleri)</p>
<p>1362<br />
<a title="Posts tagged with orhan gazi" rel="tag" href="http://www.harbimi.net/tag/orhan-gazi">Orhan Gazi</a>’nin vefati ve I. Murat’in tahta çikisi</p>
<p>1362<br />
Kadiaskerligin teskili</p>
<p>1363<br />
Pençik Kanunu’nun çikisi</p>
<p>1366<br />
Gelibolu’nun elden çikisi</p>
<p>1371<br />
Çirmen Zaferi</p>
<p>1376<br />
Bulgar Kralligi’nin Osmanli hakimiyetini kabulü</p>
<p>1377<br />
Gelibolu’nun Osmanlilar’a iadesi</p>
<p>1385-1386<br />
Nis ve Sofya’nin alinisi</p>
<p>1388<br />
Plosnik bozgunu ve Balkan ittifakinin tesekkülü</p>
<p>1389<br />
I. Kosova Zaferi</p>
<p>1389<br />
I. Murat’in sehadeti, Yildirim Bayezid’in tahta cülusu</p>
<p>1390<br />
Aydin-Saruhan-Germiyan-Mentese beyliklerinin ilhaki</p>
<p>1390<br />
Karaman Seferi, Konya’nin muhasarasi</p>
<p>1390<br />
Gelibolu tersanesi’nin insasi</p>
<p>1391<br />
Istanbul’un ilk muhasarasi</p>
<p>1393<br />
Mahkeme Rüsumu’nun ilk ihdasi</p>
<p>1396<br />
Nigbolu Zaferi</p>
<p>1397-1398<br />
Akçay Zaferi ve Karaman Ülkesi’nin Osmanli hakimiyetini kabulü</p>
<p>1398<br />
Kadi Burhaneddin’in ölümü.</p>
<p>1398<br />
Karadeniz beyliklerinin ilhaki</p>
<p>1400<br />
Ilk musiki nazariyati eseri (Kirsehirli Yusuf B. Nizameddin’in Kitabu’l Edvar’i)</p>
<p>1400<br />
Bursa’da I. Bayezid tarafindan Ulu Cami’nin yaptirilmasi; Ilk Osmanli Darü’s-sifa’sinin Yildirim Bayezid tarafindan insa edilmesi</p>
<p>1402<br />
Ankara bozgunu ve Yildirim Bayezid’in esareti</p>
<p>1402-1413<br />
Fetret Devri, iç karisikliklar</p>
<p>1409<br />
Süleyman Çelebi tarafindan Türk Edebiyati’nda ilk mevlid örnegi olan, Vesiletü’n-Necat adli eserin yazilisi; Ilk besteli dini eser (Süleyman Çelebi’nin Mevlid’i)</p>
<p>1411<br />
Çelebi Mehmed’in tahta çikisi</p>
<p>1413<br />
I. Mehmed’in duruma hakim olup devleti yeniden kurusu</p>
<p>1413<br />
(Celaleddin Hizir) Haci Pasa’nin ölümü</p>
<p>1416<br />
Osmanli-Venedik Deniz Muharebesi ve Sulhü, Seyh Bedreddin isyani</p>
<p>1416<br />
Macar Seferi</p>
<p>1417<br />
Avlonya’nin fethi</p>
<p>1418<br />
Makam teriminin ilk kullanilisi (A. Meragi’nin Makasidu’l-elhan’inda)</p>
<p>1418-1420<br />
Samsun bölgesinin zapti</p>
<p>1419-1424<br />
Bursa’da Haci Ivaz’a I. Mehmed tarafindan Yesil Külliye’nin yaptirilmasi</p>
<p>1421<br />
Çelebi Mehmed’in ölümü ve II. Murad’in cülusu</p>
<p>1421-1451<br />
Ilk resmi musiki çevresi (II. Murad Sarayi)</p>
<p>1422<br />
Mustafa Çelebi’nin (Düzmece) bertarafi</p>
<p>1425<br />
Molla Fenari’nin ilk Seyhülislam olarak tayini</p>
<p>1425-1426<br />
Izmir Beyi Cüneyd’in idami</p>
<p>1425-1426<br />
Teke Beyligi’nin intikali</p>
<p>1427-1428<br />
Germiyan Beyligi’nin intikali</p>
<p>1429<br />
Manyasoglu Murad tarafindan, Türk edebiyatinda Seyf Serayi’den sonra, Anadolu Türk edebiyati sahasinda ilk Gülistan tercümesinin yapilisi</p>
<p>1429<br />
Seyh Hamdullah’in Amasya’da dogusu</p>
<p>1430<br />
Ilk iki Türkçe musiki kitabi (Hizir B. Abdullah’in Edvar’i ve Bedr-i Dilsad’in Muradname’sindeki musiki bölümü)</p>
<p>1430<br />
Selanik’in fethi</p>
<p>1430-1431<br />
Semsüddin Muhammed B. Hamza el-Fenari’nin ölümü</p>
<p>1431-1432<br />
Kadizade, Salahaddin Musa b. el-Kadi Mahmud el-Bursavi el-Rumi’nin ölümü</p>
<p>1432<br />
Fatih Sultan Mehmed’in dogumu</p>
<p>1434<br />
Edirne’de II. Murad tarafindan Muradiye Camii’nin yaptirilmasi</p>
<p>harbimi.net</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.beyazzarf.com/1299-1300-osmanli-tarihinin-baslamasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anadolu Selçuklu Devletinin Kuruluşu Yıkılışı Ödev</title>
		<link>http://www.beyazzarf.com/anadolu-selcuklu-devletinin-kurulusu-yikilisi-odev/</link>
		<comments>http://www.beyazzarf.com/anadolu-selcuklu-devletinin-kurulusu-yikilisi-odev/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2010 10:03:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[ödev]]></category>
		<category><![CDATA[anadolu (türkiye) selçuklu devleti - kuruluşu]]></category>
		<category><![CDATA[anadolu selçuklu devleti kuruluş]]></category>
		<category><![CDATA[anadolu selçuklu devleti kuruluşu]]></category>
		<category><![CDATA[anadolu selçuklu devleti'nin kuruluşu]]></category>
		<category><![CDATA[anadolu selçuklu devletinin kuruluş ve yıkılış tarihleri]]></category>
		<category><![CDATA[anadolu selçukluları devleti'nin kuruluşu]]></category>
		<category><![CDATA[büyük selçuklu devleti]]></category>
		<category><![CDATA[büyük selçuklu devleti kuruluş yıkılış]]></category>
		<category><![CDATA[büyük selçuklu devleti kuruluşu]]></category>
		<category><![CDATA[büyük selçuklu devletinin kuruluş]]></category>
		<category><![CDATA[büyük selçuklu devletinin kuruluşu]]></category>
		<category><![CDATA[ödev ders]]></category>
		<category><![CDATA[selçuklu devleti]]></category>
		<category><![CDATA[selçuklu devleti hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[selcuklu devleti hakkında bilgi ve yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[selçuklu devleti hakkında genel bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[selçuklu devleti hakkında tüm bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[selçuklu devleti hakkında yazı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.beyazzarf.com/?p=16680</guid>
		<description><![CDATA[selçuklu devleti hakkında yazı ve bilgiler, selçuklu devleti hakkında yazılar, selçuklu devleti kuruluşu, selçuklu devleti tarihi, selçuklu devleti&#8217;nin kuruluş dönemi, selçuklu devletinin kurucusu, selçuklu devletinin kuruluş tarihi, selçuklu devletinin kuruluşu, selçuklu devletinin kuruluşu ödevi, selçuklu devletinin tarihi, selçuklular, selçuklular devleti tarihi, selçuklular tarihi nedir, sultanları, tarihi büyük selçuklu devletinin tarihi, türkiye selçuklular devletinin 
Anadolu selçuklu devleti kuruluşu,anadolu selçuklu devleti’nin kuruluşu,anadolu selçukluları devleti’nin kuruluşu,büyük selçuklu devleti,büyük selçuklu devleti kuruluş yıkılış,büyük selçuklu devleti 
Selçuklu Devletinin Kuruluşu – Anadolu Selçuklu Devleti Tarihi Ve Tüm Bilgiler.
Anadolu (Türkiye) Selçuklulari 1075-1308 tarihleri arasinda Anadolu’da hüküm süren müslüman ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ffffff;">selçuklu devleti hakkında yazı ve bilgiler, selçuklu devleti hakkında yazılar, selçuklu devleti kuruluşu, selçuklu devleti tarihi, selçuklu devleti&#8217;nin kuruluş dönemi, selçuklu devletinin kurucusu, selçuklu devletinin kuruluş tarihi, selçuklu devletinin kuruluşu, selçuklu devletinin kuruluşu ödevi, selçuklu devletinin tarihi, selçuklular, selçuklular devleti tarihi, selçuklular tarihi nedir, sultanları, tarihi büyük selçuklu devletinin tarihi, türkiye selçuklular devletinin </span></p>
<p>Anadolu selçuklu devleti kuruluşu,anadolu selçuklu devleti’nin kuruluşu,anadolu selçukluları devleti’nin kuruluşu,büyük selçuklu devleti,büyük selçuklu devleti kuruluş yıkılış,büyük selçuklu devleti<span id="more-16680"></span> </p>
<p>Selçuklu Devletinin Kuruluşu – Anadolu Selçuklu Devleti Tarihi Ve Tüm Bilgiler.</p>
<p>Anadolu (Türkiye) Selçuklulari 1075-1308 tarihleri arasinda Anadolu’da hüküm süren müslüman bir Türk devletidir. Devletin kurucusu olarak kabul edilen Süleyman Sah Selçuk’un büyük oglu Arslan Yabgu’nunn torunudur. Bu münasebetle biraz gerilere giderek Arslan Yabgu’dan bahsetmek istiyoruz.</p>
<p>Bazi eserlerde kendisinden Isrâil olarak bahsedilmekle beraber daha çok Türkçe adi Arslan Yabgu ile meshur olan bu Selçuklu beyi ilk defa Karahanlilarla Sâmânîler arasindaki mücadelede dikkatleri üzerine çekti. Karahanli Harun b. Ilig Han Samanî topraklarinin bir kismini isgal edince Samanî hükümdari Selçuk’tan yardim istedi. O da oglu Arslan kumandasindaki bir orduyu Samanîlere yardima gönderdi. Arslan’in yardimi ile Karahanlilari maglûp eden Sâmânîler isttila edilen topraklarini geri aldilar. Bu münasebetle Buhara-Semerkant arasindaki Nur kasabasi Selçuklulara yurt olarak verildi. Karahanlilar ile Sâmânîler gibi birbirleri ile mücadele halinde olan iki devlet arasinda kalan Selçuklular mahirane siyasetleri ile bu bölgede varliklarini sürdürmeyi basardilar.</p>
<p>Karahanli Nasr ILig Han’in Buhara’yi zapt ederek (Ekim 999) Samanî hükümdari Abdülmelik ve hanedan azalarini Özkent’e sürmesi ile Sâmânîler devleti fiilen sona ermis oluyordu. Bu hadise Arslan Yabgu ve ona bagli Türkmenlerin nüfuz ve itibarini daha da arttirdi. Karahanlilarin elinden kaçmaya muvaffak olan Sâmânî sehzadesi Ebû Ibrahim el-Muntasir Karahanlilar’a karsi yine Arslan Yabgu’nun yardimini istemek zorunda kaldi ve bu sayede Karahanlilar’i üç defa bozguna ugratti. Babasi Selçuk’un 1009′a dogru Cend’de ölmesi üzerine Arslan “Yabgu” ünvani ile ailenin basina geçti. Karahanli hükümdari Ilig Han Nasr’in 1012 yilinda ölümü üzerine ayni aileye mensub olan Ali Tegin Arslan Yabgu’nun destegi ile Buhara’ya hakim oldu. Bu sayede dikkatleri üzerine çeken Arslan Yabgu giderek kuvvet kazaninca Karahanli hükümdari Yusuf Kadir Han ile Gazneli Sultan Mahmud 1025 yilinda “bütün Iran ve Turan meselelerini” görüstükleri meshur Maverâünnehir mülakatinda Arslan Yabgu idaresindeki Selçuklulara karsi gerekli tedbirleri almaya ve onlari Türkistan ve Maverâünnehir’den uzaklastirip Horasan’a sürmeyi kararlastirdilar.</p>
<p>Arslan Yabgu bu sirada çöllere çekilmisti. Gazneli Mahmud mertligi, savasçiligi ve yildirim hizi ile avinin üzerine düsmesi gibi meziyetleri sebebi ile herkesin çekindigi Arslan Yabgu’yu yakalamak için hileye basvurdu. Bir ziyafet münasebeti ile Semerkant’a çagirdigi Arslan Yabgu’yu oglu Kutalmis ve bazi arkadaslari ile birlikte tevkif ederek Kâlincar kalesinde hapsetti. Arslan Yabgu’ya bagli çok sayida Türkmeni de öldürdü (1025). Arslan Yabgu’nun hapsedilmesi ile ön plâna geçen Tugrul ve Çagri Beyler Gazneli Mahmud’un ölümü (1030) üzerine yerine geçen oglu Mesud’a haber gönderip kendisine itaat arzettiklerini bildirdiler ve Arslan Yabgu’nun serbest birakilmasini istediler. Sultan Mesud bu teklifi kabul edip Arslan Yabgu’yu Belh’e getirdi ve ona yegenlerine bozgunculuktan vazgeçmelerini söylemesini emretti. Arslan Yabgu da Tugrul ve Çagri beylere haber gönderip Gazneli hükümdari Sultan Mesud’un buyrugunu iletti. Ayrica elçi ile bir “biz” gönderip onu yegenlerine vermesini istedi. Elçi mesaji teblig edip sifre mahiyetindeki “biz”i teslim edince onlar yeniden karisiklik çikarmaya basladilar. Bunun üzerine Sultan Mesud da Arslan Yabgu’yu tekrar hapse atti. Türkmenlerin onu kurtarma tesebbüsleri sonuçsuz kaldi ve Arslan Yabgu 7 yildan beri kaldigi hapishanede 1032 yilinda öldü. Ancak oglu Kutalmis bir firsatini bulup hapishaneden kaçti ve Buhara’ya döndü. Arslan Yabgu’ya bagli Oguzlar (Yabgulular-Yavgiyyân) Yagmur, Kizil, Boga, Göktas ve Anasi-oglu adli beylerin idaresinde faaliyetlerini sürdürmekle beraber Gazneli kuvvetleri karsisinda dagildilar ve büyük sikintilara maruz kaldilar. Fakat bütün bunlara ragmen ümitlerini kaybetmeyip Arslan Yabgu’nun torunu Kutalmisoglu Süleyman Sah’in tarafindan toplanarak Anadolu Selçuklu Devleti’nin kurulusuna büyük hizmet ettiler.</p>
<p>Tugrul Bey Kâlincar kalesinden kaçarak Buhara’ya dönen Kutalmis’in Selçuklu Devleti’nin kurulusundan sonra da yaninda toplanan Türkmenlerle çevreyi yagmaladigini görünce sinir bölgelerini ona ikta ederek kâfirlere karsi cihada memur etti. Kutalmis da büyük bir ordu ile Azerbaycan’a dogru ilerlemeye basladi. Iste bu sirada Selçuklularla Bizanslilar arasinda ilk ciddi çatisma vuku buldu. Gence önlerinde cereyan eden bu savasta Gürcü, Ermeni ve Rumlar’dan mütesekkil Bizans ordusu agir bir maglubiyete ugradi (1046). Bu zaferi müteakip Aras nehri boyunca ilerleyen Kutalmis dönüsünde Tugrul Bey’e bölgenin çok zengin ve Rum’larin da kadinlar gibi korkak insanlar oldugunu bu sebeple ülkelerini kolaylikla fethedebilecegini söyledi. Tugrul Bey Kutalmis’i daha sonra Arslan Besâsirî üzerine gönderdi. Ancak maglub olan Kutalmis Bagdat’a Tugrul Bey’in yanina dönmüs ve Abbasi halifesinin Sultan Tugrul Bey’i kabul ettigi merasime katilmistir (1059). Kaynaklarda bu tarihten 1061 yilina kadar onun nerede olduguna dair bir bilgi yoktur. Kutalmis söz konusu tarihte kardesi Resul Tegin ile beraber amcazadeleri Mikâil ogullarina karsi saltanat davasinda bulunarak isyan etti. Tugrul Bey isyani bastirmak üzere harekete geçti. Ancak daha sonra bu görevi veziri Amidü’l-mülk Kündüri’ye verdi. Vezir tarafindan Girdkûh kalesinde muhasara edilen Kutalmis bazi sartlar ileri sürerek baris talebinde bulundu. Buna göre Kutalmis:</p>
<p>1. Sultan Tugrul Bey’in canini bagislayacagina dair yemin etmesini,</p>
<p>2. Çagri Bey’in oglu Süleyman’in kizi ile evlenmesine müsaade edilmesini,</p>
<p>3. Kendisine iyi bir vilayetin ikta edilmesini istiyordu.</p>
<p>Vilayetin verilmesi ile ilgili sart kabul edilmekle beraber digerleri reddedildi ve müzekereler neticesiz kaldi. Vezir de bir müddet sonra Sultanin ölüm haberini alip Rey’e döndü.</p>
<p>Bu firsattan istifade eden Kutalmis Türkmen obalarina giderek asker topladi ve Rey sehrini kusatti. Kutalmis’in büyük bir tehlike teskil edecegini anlayan vezir Amidü’l-mülk Süleyman’in yerine Alp Arslan’i sultan ilân etti ve üst üste ulaklar gönderip süratle Rey’e gelmesini istedi. Alp Arslan’in öncü kuvvetleri yaklasinca Kutalmis kusatmayi kaldirip Rey’den ayrildi (24-25 Kasim 1063). Yolda Alp Arslan’in Hacib Erdem kumandasindaki kuvvetleri ile karsilasan Kutalmis onlari maglub etti. Bu sebeple Alp Arslan derhal Kutalmis’in üzerine yürüdü. Kutalmis sayica üstün olmasina ragmen yenildi. Büyük ogluyla kardesi Resul Tekin de esir düstü. Kutalmis ise daglardan ve sarp yollardan geçip kaçarken atindan düserek öldü. Cenazesi Rey’e götürüldü ve orada topraga verildi (7 Aralik 1063).</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.beyazzarf.com/anadolu-selcuklu-devletinin-kurulusu-yikilisi-odev/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Louis Pasteur’ün hayatı &#8211; Pastör&#8217;ün keşifleri</title>
		<link>http://www.beyazzarf.com/louis-pasteur%e2%80%99un-hayati-pastorun-kesifleri/</link>
		<comments>http://www.beyazzarf.com/louis-pasteur%e2%80%99un-hayati-pastorun-kesifleri/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Mar 2010 10:42:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[ödev]]></category>
		<category><![CDATA[Pastör aşıyı nasıl buldu]]></category>
		<category><![CDATA[pastör ve keşifleri]]></category>
		<category><![CDATA[Pastörize nedir]]></category>
		<category><![CDATA[pastörizeyi kim bulmuştur]]></category>
		<category><![CDATA[pastörün buluşları]]></category>
		<category><![CDATA[pastörün hayatı hakkında ödev]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.beyazzarf.com/?p=16479</guid>
		<description><![CDATA[ilk kuduz aşısı ne zaman yapıldı, kuduz aşısı ne zaman bulundu, Louis Pasteur kimdir, Louis Pasteur’ün hayatı ve keşifleri, mikro organizma nedir, mikropları kim bulmuştur
Bir sepetçinin oğlu olan Louis Pasteur,(pastör) fen öğrenimi gördükten sonra, 32 yaşında Lille fen fakültesi dekanlığa başladı.O zaman, onu büyük keşiflere götürecek olan mayalanma (özellikle şarabın sirkeye dönüşmesi) üzerine araştırmalarına başladı.
 O tarihe kadar benimsene gelmiş olan, mikropların yoktan üremesi kuramının yanlış olduğunu, pek sıkı bir deneme yöntemi sayesinde, çok geçmeden kanıtlamayı başardı.
 Mayalanma üzerindeki keşfini Tıp bilimine uygulayarak, çağında pek geçerli olan hastalığın birden ortaya çıktığı düşüncesini tamamen ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ffffff;">ilk kuduz aşısı ne zaman yapıldı, kuduz aşısı ne zaman bulundu, Louis Pasteur kimdir, Louis Pasteur’ün hayatı ve keşifleri, mikro organizma nedir, mikropları kim bulmuştur<br />
</span>Bir sepetçinin oğlu olan Louis Pasteur,(pastör) fen öğrenimi gördükten sonra, 32 yaşında Lille fen fakültesi dekanlığa başladı.O zaman, onu büyük keşiflere götürecek olan mayalanma (özellikle şarabın sirkeye dönüşmesi) üzerine araştırmalarına başladı.</p>
<p> O tarihe kadar benimsene gelmiş olan, mikropların yoktan üremesi kuramının yanlış olduğunu, pek sıkı bir deneme<span id="more-16479"></span> yöntemi sayesinde, çok geçmeden kanıtlamayı başardı.</p>
<p> Mayalanma üzerindeki keşfini Tıp bilimine uygulayarak, çağında pek geçerli olan hastalığın birden ortaya çıktığı düşüncesini tamamen çürüttü.  Çevremizi saran her şeyde ve kendi vücudumuzda bulanan küçük, canlı organizmalarını, yani minik mikropların varlığını kanıtladı.Mikro Organizma’ların, cerrahi müdahalelerde, kesin asepsi tedbirleri alınmayacak olursa, iltihaplanmaya sebep olduğunu gösterdi.</p>
<p>Büyük bilginin çalışmalardan önce, hastalıkların çoğunun sebebi bilinemiyordu.Onun sayesinde yeni bir bilim dalı olan mikrobiyoloji doğdu.Bu bilim, her hastalığın sorumlu mikrobunu araştırır.</p>
<p>Pasteur bu mikropları kullanarak, ama güçlerini zayıflatarak bir koruma çaresi olarak ilk aşıyı keşfetti..Pasteur tavuk kolerasını tedavi ederken aşı olayını buldu. İlk kuduz aşısını 1884′te buldu.Fakat kuduz aşısını insanlar üzerinde denemesini 1885 yılında yaptı.Kuduz olan iki çocuğu aşı ile hayata döndürdü.Böylece kuduz aşısının keşfini ispatlamış oldu. Tıp bilimine sonsuz olanaklar açan bu buluş, Pasteur’ün ününü yaydı.</p>
<p>Pasteur’ün buluşu sadece aşı ile kalmadı.Okulu bitirdikten sonra bir şarap fabrikasında çalışmaya başladı.Şarap fabrikasında fıçılanmış şarapların bazılarının bozulması patronunu kızdırıyordu.Pasteur’dan buna bir çözüm bulmasını istedi.Yaptığı araştırmada şarap fıçılarının hava aldığı için bozulduğunu anladı.Daha sonra geleceğin en önemli keşfi olan havada canlı bakterilerin olduğunu keşfetti ve hava ile temas eden yiyecekleri bunların bozduğunu gördü.Buna çözüm olarak ta belli bir sıcaklığa kadar ısıtıp soğutarak Pastörize dediğimiz formülü keşfederek yiyecek ve içeceklerin bozulmalarını önledi.Pastörize yönteminde amaç,bira,şarap, süt, meyve suları gibi sıvıların gereğince muhafaza edilebilmesidir.Bu yöntem sıvıyı, mayalanmasını çabuklaştıracak bakterileri yok etmek, için kaynama noktasından düşük bir ısıda ve her sıvıya göre değişen bir süreyle, ısıtmaktan ibarettir.</p>
<p><strong>(Pastör )Louis Pasteur’ün hayatı ve keşifleri ÖZETİ BURADA VERİLMİŞTİR. olarak </strong></p>
<p>Louis Pasteur,(pastör) fen öğrenimi gördükten sonra, 32 yaşında Lille fen fakültesi dekanlığa başladı.O zaman, onu büyük keşiflere götürecek olan mayalanma (özellikle şarabın sirkeye dönüşmesi) üzerine araştırmalarına başladı. Mikropların yoktan üremesi kuramının yanlış olduğunu, kanıtlamayı başardı.</p>
<p> Çevremizi saran her şeyde ve kendi vücudumuzda bulanan küçük, canlı organizmalarını, yani minik mikropların varlığını kanıtladı.Mikro Organizma’ların, cerrahi  müdahalelerde ,iltihaplanmaya sebep olduğunu gösterdi.Büyük bilginin çalışmalardan önce, hastalıkların çoğunun sebebi bilinmiyordu. Onun sayesinde yeni bir bilim dalı olan mikrobiyoloji doğdu.</p>
<p>Pasteur bu mikropları kullanarak, ama güçlerini zayıflatarak bir koruma çaresi olarak ilk aşıyı keşfetti..Pasteur tavuk kolerasını tedavi ederken aşı olayını buldu. İlk kuduz aşısını 1884′te buldu. 1885 yılında kuduz olan iki çocuğu aşı ile hayata döndürdü.Böylece kuduz aşısının keşfini ispatlamış oldu.</p>
<p>Pasteur’ün buluşu sadece aşı ile kalmadı.Geleceğin en önemli keşfi olan havada canlı bakterilerin olduğunu keşfetti ve hava ile temas eden yiyecekleri bunların bozduğunu gördü.Buna çözüm olarak ta belli bir sıcaklığa kadar ısıtıp soğutarak Pastörize dediğimiz formülü keşfederek yiyecek ve içeceklerin bozulmalarını önledi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.beyazzarf.com/louis-pasteur%e2%80%99un-hayati-pastorun-kesifleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Penguenlerin yaşamı -Penguenlerin türleri</title>
		<link>http://www.beyazzarf.com/penguenlerin-yasami-penguenlerin-turleri/</link>
		<comments>http://www.beyazzarf.com/penguenlerin-yasami-penguenlerin-turleri/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Mar 2010 10:37:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[ödev]]></category>
		<category><![CDATA[penguen yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[penguenler önceden uçarmı]]></category>
		<category><![CDATA[penguenlerin hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[penguenlerin tarihi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.beyazzarf.com/?p=16477</guid>
		<description><![CDATA[imparator penguen, kral penguen, penguen boyları, penguenler hakkında bilgiler, penguenler niçin uçamaz, Penguenlerin yaşamı ve türleri
Penguenler deniz kıyısında yaşayan uçamayan, dimdik durabilen, perde ayaklı deniz kuşlarıdır.Balıklarla beslenir, iyi yüzer, suya dalabilir.Penguenlerin en ilginç organları pulla kaplı olan ve yüzgeci andıran kanatlarıdır. Kanatlarında telek bulunmadığı için penguenler uçamaz.Bacakları vücudunun gerisine yakın olduğu için de yürürken gövdesini dik tutar.Dişi penguen yılda bir veya iki yumurta yaparlar. 
On beş kadar penguen türü vardır.Bunlardan imparator pengueni Güney Kutbu’na çok yakın bölgelerde yaşar; boyu 1.20 m’yi bulan bu kuş uzun süre kutup gecelerinde kuluçkaya yatar, ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ffffff;">imparator penguen, kral penguen, penguen boyları, penguenler hakkında bilgiler, penguenler niçin uçamaz, Penguenlerin yaşamı ve türleri</span></p>
<p>Penguenler deniz kıyısında yaşayan uçamayan, dimdik durabilen, perde ayaklı deniz kuşlarıdır.Balıklarla beslenir, iyi yüzer, suya dalabilir.Penguenlerin en ilginç organları pulla kaplı olan ve yüzgeci andıran kanatlarıdır. Kanatlarında telek bulunmadığı için penguenler uçamaz.Bacakları vücudunun gerisine yakın olduğu için de yürürken gövdesini dik tutar.Dişi penguen yılda bir veya iki yumurta yaparlar. <span id="more-16477"></span></p>
<p>On beş kadar penguen türü vardır.Bunlardan imparator pengueni Güney Kutbu’na çok yakın bölgelerde yaşar; boyu 1.20 m’yi bulan bu kuş uzun süre kutup gecelerinde kuluçkaya yatar, yavrular yaza, büyümüş olarak çıkar.Kral pengueni daha küçüktür, kutuptan uzak yerlerde yaşar. Küçük mavi penguen Avustralya ve Yeni Zelanda’da, gözlüklü penguen Güney Afrika kıyılarında bulunur.</p>
<p>Eskiden Kuzey Yarımküre’de yaşayan dalıcı martıgillerden bazılarına martı denirdi.Bu kuşların soyu tükenince adı Güney Yarımküre’de yaşayan penguenlere miras kaldı.</p>
<p> İmparator pengueni ayakta kuluçkaya yatar ve karın derisinin bir kıvrımıyla örttüğü yumurtayı, ayaklarının üzerinde dengede tutar.Su yaşamına en iyi uyumu sağlamış biri olan bu hayvanın kanatları uçmaya yaramaz, ama yüzgeç olarak çok işe yarar.Eskiden penguen diye adlandırılan bu dalıcı martılar, iyi yüzer ve suda 8 m derinliğine kadar inebilir.Uçabilen bu kuşlar denizlerde yaşar, kış aylarında kıyılarda barınırlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.beyazzarf.com/penguenlerin-yasami-penguenlerin-turleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Harezmi kimdir &#8211; Harezmi Eserleri nelerdir</title>
		<link>http://www.beyazzarf.com/harezmi-kimdir-harezmi-eserleri-nelerdir/</link>
		<comments>http://www.beyazzarf.com/harezmi-kimdir-harezmi-eserleri-nelerdir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Mar 2010 10:34:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[ödev]]></category>
		<category><![CDATA[Harezmi'nin yaşamı ve başlıca eserleri]]></category>
		<category><![CDATA[ödevlerle ilgili bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Okul ödevi harezmi hakkında özet bilgiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.beyazzarf.com/?p=16475</guid>
		<description><![CDATA[Harezmi hayatı ve eserleri, Harezmi kimdir Eserleri nelerdir?, Harezmi kısa özgeçmişi, Harezmi matematik coğrafya ve astronomi alimi bilgileri, Harezmi özet biyografisi, Harezmi ve matematik buluşları, Harezmi&#8217;nin özet bilgileri
Harezmî, IX. yüzyılda yaşayan ve cebir alanında ilk defa eser yazan Müslüman Türk matematik, coğrafya ve astronomi alimidir. Harezmî 780 yılında Harezm’de doğmuştur. Daha sonra ilim öğrenmek amacıyla, kendi döneminin ilim merkezi olan Bağdat’a gitti. Bağdat’taki bilimler akademisi Darülhikme’de görev alan Harezmî, matematik, astronomi ve coğrafya alanında değerli çalışmalar yaptı.
Harezmî, ilk defa, birinci ve ikinci dereceden denklemleri analitik metotla; bir bilinmeyenli denklemleri de ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ffffff;">Harezmi hayatı ve eserleri, Harezmi kimdir Eserleri nelerdir?, Harezmi kısa özgeçmişi, Harezmi matematik coğrafya ve astronomi alimi bilgileri, Harezmi özet biyografisi, Harezmi ve matematik buluşları, Harezmi&#8217;nin özet bilgileri</span></p>
<p>Harezmî, IX. yüzyılda yaşayan ve cebir alanında ilk defa eser yazan Müslüman Türk matematik, coğrafya ve astronomi alimidir. Harezmî 780 yılında Harezm’de doğmuştur. Daha sonra ilim öğrenmek amacıyla, kendi döneminin ilim merkezi olan Bağdat’a gitti. Bağdat’taki bilimler akademisi Darülhikme’de görev alan Harezmî, matematik, astronomi ve coğrafya alanında değerli çalışmalar yaptı.<span id="more-16475"></span></p>
<p>Harezmî, ilk defa, birinci ve ikinci dereceden denklemleri analitik metotla; bir bilinmeyenli denklemleri de cebirsel ve geometrik metotlarla çözmenin kural ve yöntemlerini tespit etti. Matematikte ilk kez sıfır rakamını kullanan Harezmî, cebir bilimini metodik ve sistematik olarak ortaya koydu. Kendisinden önceki cebire ait konuları, yine ilk kez ‘cebir’ adı altında sistemleştirdi.</p>
<p>Harezmî, matematik, astronomi ve coğrafya alanında çok sayıda eser yazdı. Yeryüzünün çapına ait hesaplarını Kitâbu Sûreti’l-Arz adlı kitabında topladı. Bu eserde, Nil Nehri’nin kaynağını açıklayan Harezmî, Batlamyus’un astronomik cetvellerini de düzeltti. Güneş ve ay tutulmasına dair incelemelerini topladığı Zîcü’l-Harezmî adlı eserinde ise, astronomi için gerekli trigonometri bilgi ve cetvellerini de verdi. Harezmî, 850 yılında Bağdat’ta vefat etti.<strong> </strong>Üç oğlu olup, hepsi de matematik ilmi üzerinde ciddi çalışmalarıyla tanınır.<strong> </strong></p>
<p><strong>Eserleri:</strong> Harezmi’nin matematik, astronomi ve coğrafya alanında yazdığı birçok eserinden bazıları şunlardır:</p>
<p> <strong>1. Kitab fil-Hisab:<br />
 2. Kitabu Cedavil-in-Nücûm ve Harekatiha</strong></p>
<p><strong> 3. Kitab-ul-Muhtasar fil-Hisab-il-Hindi:<br />
 4. Kitab-ül-Muhtasar fi Hisab-il-Cebri vel-Mukabele:<br />
 5) Kitabun fil Coğrafya,</strong></p>
<p><strong> 6) Kitabün fil-Hisab vel-Hendese vel-Mûsiki, </strong></p>
<p><strong> 7) Kitabun fit-Tarikati Marifet-il-Vakt bi Vesatat-iş-Şems,</strong></p>
<p><strong>  Sun-il-Usturlab, </strong></p>
<p><strong> 9) Kitabun fil-Cem’ivet-Tarh, </strong></p>
<p><strong>10) Kitab-ut-Tarih, </strong></p>
<p><strong>11) Kitabu-Sûret-il-Erdi ve Coğrafiyyetiha, </strong></p>
<p><strong>12) Kitab-ül-Macisti, </strong></p>
<p><strong>13) Kitabu Zic-il-Harezmi,</strong></p>
<p><strong>14) Kitabu Takvim-il-Büldan</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.beyazzarf.com/harezmi-kimdir-harezmi-eserleri-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ege Bölgesindeki Akarsuları Nelerdir : ödev</title>
		<link>http://www.beyazzarf.com/ege-bolgesindeki-akarsulari-nelerdir-odev/</link>
		<comments>http://www.beyazzarf.com/ege-bolgesindeki-akarsulari-nelerdir-odev/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 16:36:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[ödev]]></category>
		<category><![CDATA[akarsuları nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[akdeniz bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[akdeniz bölgesinin akarsuları]]></category>
		<category><![CDATA[akdeniz bölgesinin akarsuları nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[doğu anadolu bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[Ege Bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[Ege Bölgesi Akarsu]]></category>
		<category><![CDATA[Ege Bölgesi Akarsulari]]></category>
		<category><![CDATA[ege bölgesi akarsuları isimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ege Bölgesi Ekonomisi]]></category>
		<category><![CDATA[Ege Bölgesi Geçimi]]></category>
		<category><![CDATA[Ege Bölgesi Gölleri]]></category>
		<category><![CDATA[ege bölgesi haritasi]]></category>
		<category><![CDATA[ege bölgesi illeri]]></category>
		<category><![CDATA[ege bölgesi nehirleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ege Bölgesi Nufusu]]></category>
		<category><![CDATA[Ege Bölgesi Ovalari]]></category>
		<category><![CDATA[ege bölgesi resimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ege Bölgesi Sinirlari]]></category>
		<category><![CDATA[ege bölgesi tarihi yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Ege Bölgesi turizmi]]></category>
		<category><![CDATA[Ege Bölgesi Yerleşim]]></category>
		<category><![CDATA[Ege Bölgesi'ndeki nehirler nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[ege bölgesinde gölleri nelerdir ve resmi]]></category>
		<category><![CDATA[ege bölgesindeki akarsular]]></category>
		<category><![CDATA[ege bölgesindeki göllerin isimleri]]></category>
		<category><![CDATA[ege bölgesinin AKARSULAR]]></category>
		<category><![CDATA[ege bölgesinin akarsuları isimleri nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[ege bölgesinin denizleri nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[ege bölgesinin gölleri ve denizleri nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[ege bölgesinin nehirleri]]></category>
		<category><![CDATA[ege bölgesinin önemli akarsuları]]></category>
		<category><![CDATA[iç anadolu bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[indir]]></category>
		<category><![CDATA[karadeniz bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[marmara bölgesindeki akarsuların ve göllerin isimleri nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[marmara bölgesinin akarsuları nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[ödev bul]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye haritasında ege bölgesi akarsuları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.beyazzarf.com/ege-bolgesindeki-akarsulari-nelerdir-odev/</guid>
		<description><![CDATA[akarsuları nelerdir, akdeniz bölgesi, akdeniz bölgesinin akarsuları, akdeniz bölgesinin akarsuları nelerdir, doğu 
Ege Denizi’nin yerinde eskiden Egeid karası bulunmaktaydı. Bu kara parçasının çökmesi sonucunda bugünkü adalar ve yarımadalar meydana geldi. Bölge dağları kıyıya dik uzandığı için kıyı girintili-çıkıntılı olan Enine Kıyı Tipidir.
Kıyıda birçok körfez, koy, yarımada ve buruna rastlanır. Edremit, Çandarlı, İzmir, Kuşadası, Güllük, Gökova başlıca körfezleridir. Reşadiye, Bozburun, Dilek ve İzmir – Karaburun başlıca yarımadalarıdır. Ege kıyıları girintili-çıkıntılı olduğu için Ege Bölgesi Türkiye’nin en uzun kıyı şeridine sahip bölgesidir.
Sınırları
Ege Bölgesi sınırları içinde yer alan iller şunlardır:
İzmir
Denizli (bir kısmı)
Manisa
Aydın
Kütahya (bir ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ffffff;">akarsuları nelerdir, akdeniz bölgesi, akdeniz bölgesinin akarsuları, akdeniz bölgesinin akarsuları nelerdir, doğu </span></p>
<p>Ege Denizi’nin yerinde eskiden Egeid karası bulunmaktaydı. Bu kara parçasının çökmesi sonucunda bugünkü adalar ve yarımadalar meydana geldi. Bölge dağları kıyıya dik uzandığı için kıyı girintili-çıkıntılı olan Enine Kıyı Tipidir.<span id="more-16112"></span></p>
<p>Kıyıda birçok körfez, koy, yarımada ve buruna rastlanır. Edremit, Çandarlı, İzmir, Kuşadası, Güllük, Gökova başlıca körfezleridir. Reşadiye, Bozburun, Dilek ve İzmir – Karaburun başlıca yarımadalarıdır. Ege kıyıları girintili-çıkıntılı olduğu için Ege Bölgesi Türkiye’nin en uzun kıyı şeridine sahip bölgesidir.</p>
<p>Sınırları</p>
<p>Ege Bölgesi sınırları içinde yer alan iller şunlardır:</p>
<p>İzmir<br />
Denizli (bir kısmı)<br />
Manisa<br />
Aydın<br />
Kütahya (bir kısmı)<br />
Afyonkarahisar (bir kısmı)<br />
Uşak<br />
Muğla (bir kısmı)<br />
Balıkesir (bir kısmı)<br />
Çanakkale (bir kısmı)<br />
Bursa (Orhaneli,Harmancık,Büyükorhan ve Keles ilçeleri)<br />
Kıyı şeridi Çanakkale’de Ayvacık’dan başlayıp, Marmaris’e kadar uzanır.</p>
<p>Ovalar</p>
<p>Ege Bölümünde horstlar arasında kalan grabenler birer alüvyon ovasıdır. Bunlar Bakırçay bir örnektir</p>
<p>Akarsular</p>
<p>Bakırçay, Gediz, Küçük Menderes, Büyük Menderesin nehirleri başlıca akarsularıdır. İç kısımlarda Susurluk ve Sakarya nehirlerine ait kollar da bulunmaktadır.</p>
<p>Göller</p>
<p>Bölge sınırları içindeki başlıca göller Bafa gölü, Işıklı, Serçin ve Azap gölleridir.</p>
<p>Nüfus ve toplumsal yapı</p>
<p>Ülkemiz nüfusunun 1/8 kadarı Ege Bölgesi’nde yaşamaktadır.Bu nüfusun yarıdan fazlası(%62,2) kentlerdedir.Ege Bölgesi’nin ortalama nüfus yoğunluğuise Türkiye ortalamasının üzerindedir.Nüfus yoğunluğu açısından Marmara Bölgesi’nden sonra ikinci sırada bulunur.Ege Bölümü’ndeki ovalar üzerinde fazla olan nüfus yoğunluğu, İç Batı Anadolu Bölümü’nde ve Menteşe Yöresi’nde azalır.</p>
<p>Nüfus bakımından Ege Bölgesi’ndeki illerin sırası şöyledir:</p>
<p>İzmir = 3,740,000<br />
Manisa = 1,320,000<br />
Aydın = 947,200<br />
Denizli = 910,000<br />
Muğla = 766.200<br />
Afyonkarahisar = 701,600<br />
Kütahya = 584,000<br />
Uşak = 330,200<br />
Merkezi nüfus bakımından sıralama se şöyledir (2007 sonuçları):</p>
<p>1-izmir :2.733.000<br />
2-denizli :323.200<br />
3-manisa :281.900<br />
4-kütahya :213.000<br />
5-uşak :172.700<br />
6-aydın :168.000<br />
7-afyonkrs :160.000<br />
8-muğla :52.900<br />
* Veriler 2007 yılı nüfus sayımı sonuçlarıdır.</p>
<p>Sıra Kent 1990 Sayımı 2000 Sayımı 2007 Sayımı 2008 tahmini Bağlı olduğu il<br />
1 İzmir 1.758.780 2.232.265 2.606.294 2.656.148 İzmir<br />
2 Denizli 203.800 275.500 323.200 334.000 Denizli<br />
3 Manisa 158.900 214.400 281.800 310,000 Manisa<br />
4 Kütahya 130.944 167,000 213,00 218,000 Kütahya<br />
5 Uşak 105.300 137.000 172.700 176.700 Uşak<br />
6 Aydın 107.000 143.300 168.000 171.800 Aydın<br />
7 Afyon 95.600 129,000 160,000 163.700 Afyonkarahisar<br />
8 Turgutlu 73.634 93.727 111.166 113.374 Manisa<br />
9 Nazilli 80.277 105.665 103.759 105.140 Aydın<br />
10 Salihli 70.861 83.137 96.594 98.108 Manisa<br />
11 Akhisar 73.944 81.510 96.393 97.714 Manisa<br />
12 Ödemiş 51.620 61.896 71.219 72.372 İzmir<br />
13 Soma 49.977 60.674 70.683 71.901 Manisa<br />
14 Söke 50.866 62.384 66.156 67.055 Aydın<br />
15 Torbalı 21.167 38.099 62.080 64.487 İzmir<br />
16 Bergama 42.554 52.173 58.212 59.133 İzmir<br />
17 Tavşanlı 38.214 47.224 55.240 56.242 Kütahya<br />
18 Kuşadası 31.911 47.661 54.663 56.001 Aydın<br />
19 Menemen 29.006 46.079 53.940 55.407 İzmir<br />
20 Muğla 35.600 43.800 52.900 54.000 Muğla</p>
<p>Ekonomi ve Yerleşim<br />
Sanayi ve Hayvancılık. [değiştir]Sanayi bakımından Marmara Bölgesi’nden sonra ikinci sırada gelir. Bölümler arasında gelişmişlik ve sanayi oranı bakımından büyük farklılık vardır. Asıl Ege Bölümü sanayi bakımından daha gelişmiştir. Zaten bölgenin en büyük ve gelişmiş kenti İzmir de bu bölümde yer alır. İzmir sanayisi, fuarı, ve ihracat limanı ile önemli bir kentimizdir. İzmir’de Aliağa Petrol Rafinerisi de bulunmaktadır. İzmir’de otomotiv, madeni eşya, kimya, seramik, dokuma, çimento, sigara ve zeytinyağı, Edremit ve Ayvalık’ta zeytinyağı, Aydın, Denizli ve Manisa’da dokuma, Uşak’ta şeker, dokuma ve deri, Afyonkarahisar’da şeker, çimento, kâğıt ve mermer, Uşak, Gördes, Kula, Demirci ve Simav’da halıcılık sektörleri vardır.</p>
<p>Bölge ekonomisine ayrıca hidroelektrik,termik santraller ve jeotermal enerji santralleri de katkı sağlar.</p>
<p>Yatağan-Muğla, Tunçbilek-Kütahya, Soma-Manisa’da termik santraller vardır. Türkiye’nin tek jeotermal santrali Sarayköy, Denizli’de bulunmaktadır. Bölgedeki hidroelektrik santralleri arasında Demirköprü (Demirci, Körübaşı, Salihli-Manisa), Adıgüzel (Güney-Denizli) ve Kemer (Bozdoğan-Aydın) sayılabilir. Büyük kentlerin çevresinde (İzmir-Manisa-Denizli) kümes hayvancılığı, Muğla, Aydın, İzmir, Manisa çevresinde arıcılık, kıyılarda balıkçılık (Bodrum-Marmaris kıyıları), Menteşe yöresinde kıl keçisi yetiştiriciliği gelişmiştir. Ayrıca şeker fabrikaları ile büyük kentler çevresinde büyük baş hayvancılık, iç kesimlerde de koyun yetiştiriciligi gelişmiştir.</p>
<p>Yerleşme Özellikleri, Ticareti ve Turizmi [değiştir]Ege Bölgesi’ndeki kentler, çoğunlukla ana yolların geçtiği oluklar ve verimli ovaların kenarlarında yer alır; kıyı kesiminde ise körfezlerin kenarlarında bulunur.Kırsal yerleşmeler, genellikle ovalardaki akarsu kenarlarında ve vadi içlerinde görülür.</p>
<p>İzmir Türkiye’nin en büyük ihracat limanıdır.</p>
<p>Ekonomik Özellikleri ve Geçimi<br />
Turizm</p>
<p>Ege Bölgesi, Marmara Bölgesi’nden sonra turizm geliri en fazla ikinci bölgedir. Akdeniz ikliminin görüldüğü kıyılar deniz turizmi açısından zengindir. Bunlardan Çeşme, Kuşadası, Didim, Bodrum en ünlüleridir. Bölgede İlkçağ uygarlıklarından ve Türk Devletleri’nden kalan tarihi eserlerde turistlerin ilgisini çeken yerlerdir. Bu tarihi yerler İzmir’deki Efes ve Bergama, Milet, Muğla’da Bodrum Kalesi ve Halikarnas Müzesi, Kütahya’da ki Frig Vadisidir. Seferihisar’daki Teos Antik Kenti, Karagöl ve Sığacık Kalesi’dir. Ulubey-Eşme (Uşak) civarlarında derin vadilerle çevrili dünyanın 2. büyük kanyonları bulunmaktadır. Aydın-Kuşadası her yıl turist vardır. Ve en çok sevilen Aydın Kuşadasındadır.</p>
<p>Bölge turizminde Pamukkale önemli yer tutar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.beyazzarf.com/ege-bolgesindeki-akarsulari-nelerdir-odev/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çanakkale Savaşı Hakkında Bilgi</title>
		<link>http://www.beyazzarf.com/canakkale-savasi-hakkinda-bilgi/</link>
		<comments>http://www.beyazzarf.com/canakkale-savasi-hakkinda-bilgi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 11:38:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[ödev]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale Savaşı 2010]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale Savaşı İle İlgili Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale Savaşı İle İlgili Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale Savaşı Ne Zaman Yapılmıştır?]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale Savaşı Neden Önemlidir?]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale Savaşı Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale Savaşının Nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale Savaşının Sonuçları]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale Savaşıyla İlgili Kısa Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale Zaferi]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale Zaferi Hakkında Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[çanakkale zaferi hakkında yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale Zaferi ve Atatürk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.beyazzarf.com/?p=15979</guid>
		<description><![CDATA[Çanakkale Savaşı 2010, çanakkale savaşı hakkında bilgi, Çanakkale Savaşı İle İlgili Yazı, Çanakkale Savaşı Ne Zaman Yapılmıştır?, Çanakkale Savaşı Neden Önemlidir
Çanakkale Cephesi Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’nda en başarılı olduğu cephedir. Dünya tarihinin en kanlı savaşları bu cephede yaşanmıştır.
İngiltere ve Fransa, müttefikleri Rusya’yla birleşerek savaşın seyrini lehlerine çevirmek istiyordu. Rus ekonomisi savaşın yükünü kaldıramaz hale gelmişti. İtilaf Devletleri Osmanlı Devletini saf dışı bırakmak, Rus Ordusu’ na gerekli askeri yardımı ve malzemeyi en hızlı bir şekilde ulaştırmak, Kafkasya Cephesinde bunalan Rusya’yı rahatlatmak ve Türk Ordusu’nun geri çekilmesini sağlamak için Çanakkale Boğazı’na ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ffffff;">Çanakkale Savaşı 2010, çanakkale savaşı hakkında bilgi, Çanakkale Savaşı İle İlgili Yazı, Çanakkale Savaşı Ne Zaman Yapılmıştır?, Çanakkale Savaşı Neden Önemlidir</span><br />
Çanakkale Cephesi Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’nda en başarılı olduğu cephedir. Dünya tarihinin en kanlı savaşları bu cephede yaşanmıştır.</p>
<p>İngiltere ve Fransa, müttefikleri Rusya’yla birleşerek savaşın seyrini lehlerine çevirmek istiyordu. Rus ekonomisi savaşın yükünü kaldıramaz hale gelmişti. İtilaf Devletleri Osmanlı Devletini saf dışı bırakmak, Rus Ordusu’ na gerekli <span id="more-15979"></span>askeri yardımı ve malzemeyi en hızlı bir şekilde ulaştırmak, Kafkasya Cephesinde bunalan Rusya’yı rahatlatmak ve Türk Ordusu’nun geri çekilmesini sağlamak için Çanakkale Boğazı’na harekat düzenlediler.</p>
<p>İngiliz ve Fransız savaş gemilerinin Çanakkale Boğazı’ndan geçişlerine 18 Mart 1915′te başarıyla karşı konuldu.</p>
<p>İtilaf Devletleri donanması ağır kayıplar verince, Gelibolu Yarımadası’na asker çıkarıp kara muhaberelerini başlattılar.</p>
<p>25 Nisan 1915′te Arıburnu’na çıkan düşman kuvvetlerini, Mustafa Kemal’in komuta ettiği birlik Conkbayırı’nda durdurdu. Bu başarı üzerine, Mustafa Kemal albaylığa yükseltildi.</p>
<p>General Harrington komutasındaki İngiliz birlikleri 6-7 Ağustos 1915′te tekrar taarruz etti. Anafartalar Grubu Komutanı Mustafa Kemal, 9-10 Ağustos 1915′te 1. Anafartalar Zaferi’ni kazandı. Bu zaferi, 17 Ağustosta Kireçtepe, 21 Ağustos’ta 2. Anafartalar zaferleri takip etti. Çanakkale Savaşı’na katılan Türk Ordusu’ndan, çoğu öğrenim çağında 253.000 subay, er ve erbaş şehit oldu. Çanakkale’nin geçilemeyeceğini anlayan İngiliz ve Fransızlar da, arkalarında Türkler kadar kayıp bıraktılar. 19/20 Aralık 1915′te Anafartalar ve Arıburnu’ndan, 8-9 Ocak 1916′da Seddülbahir’den kesin olarak çekildiler.</p>
<p>rugzo.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.beyazzarf.com/canakkale-savasi-hakkinda-bilgi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Halifeliğ&#8217;in Kaldırılması Hakkında</title>
		<link>http://www.beyazzarf.com/halifeligin-kaldirilmasi-hakkinda/</link>
		<comments>http://www.beyazzarf.com/halifeligin-kaldirilmasi-hakkinda/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Mar 2010 09:52:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[ödev]]></category>
		<category><![CDATA[halifeliğin kaldırılması]]></category>
		<category><![CDATA[halifelik 2010]]></category>
		<category><![CDATA[halifelik kaldırılmasi tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[halifelik kaldırılmasının sonuçları]]></category>
		<category><![CDATA[halifelik makamı]]></category>
		<category><![CDATA[halifelik ne zaman kaldırıldi]]></category>
		<category><![CDATA[halifelik neden kalktı]]></category>
		<category><![CDATA[halifelik saltanat]]></category>
		<category><![CDATA[hilafet ilgili yazı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.beyazzarf.com/?p=15532</guid>
		<description><![CDATA[halifeliğin kaldırılması, halifelik 2010, halifelik kaldırılmasi tarihi, halifelik kaldırılmasının sonuçları, halifelik makamı, halifelik ne zaman kaldırıldi, halifelik saltanat, hilafet ilgili yazı,halifelik neden kalktı
İlk dört halife seçimle iş başına gelmesine rağmen, Emeviler zamanında bu sistem değiştirilmiş ve halifelik makamı babadan oğula geçer duruma getirilmişti. Abbasiler devrinde de bu saltanat dönemi devam etti. Aslında İslamiyet’in ilk yıllarında bu sistem bu şekilde işlemiyordu. Ancak daha sonraki devirlerde bu sistem amacı dışına çıkarılmış ve sadece saltanat haline dönüştürülerek belli bir zümrenin emrinde yanlış kullanılır hale getirilmiştir.
Hailfelik zaman içerisinde Osmanlı Devleti tarafından kullanılmaya başlanmıştı. Bu ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ffffff;">halifeliğin kaldırılması, halifelik 2010, halifelik kaldırılmasi tarihi, halifelik kaldırılmasının sonuçları, halifelik makamı, halifelik ne zaman kaldırıldi, halifelik saltanat, hilafet ilgili yazı,halifelik neden kalktı</span></p>
<p>İlk dört halife seçimle iş başına gelmesine rağmen, Emeviler zamanında bu sistem değiştirilmiş ve halifelik makamı babadan oğula geçer duruma getirilmişti. Abbasiler devrinde de bu saltanat dönemi devam etti. Aslında İslamiyet’in ilk yıllarında bu sistem bu şekilde işlemiyordu. Ancak daha sonraki devirlerde bu sistem amacı dışına çıkarılmış ve sadece saltanat haline dönüştürülerek belli bir zümrenin emrinde yanlış kullanılır hale getirilmiştir.<span id="more-15532"></span></p>
<p>Hailfelik zaman içerisinde Osmanlı Devleti tarafından kullanılmaya başlanmıştı. Bu durum bağımsızlığını kazanmış Türk Devleti’nin karşısında bir sorun olarak duruyordu.</p>
<p>1 Kasım 1922 tarihinde saltanat ve halifelik makamı birbirinden ayrılmış, saltanat tamamen kaldırılmış, halifenin yetkileri de sadece dini konular ile sınırlı bir hale getirilmişti. Halifelik makamında son olarak görevde bulunan Abdülmecit Efendi’nin de devlet işleri ile uğraşma girişimleri göz önüne alındığında,  halifelik makamının gereksiz olduğu ve devlet adına sorunlar oluşturduğu gerçeği apaçık ortada duruyordu.</p>
<p>Atatürk bu sorunun biran evvel halledilmesi için çalışmalarda bulundu. 1 Mart 1924 tarihinde Atatürk’ün mecliste yaptığı konuşma ile halifeliğin kaldırılması gerektiği herkesçe kabul gördü. 3 Mart 1924’te TBMM tarafından çıkarılan bir kanunla halifelik kaldırılarak, yeni yapılacak ilke ve inkılapların önü tamamen açılmış oldu.</p>
<p>Halifeliğin kaldırılmasının sonuçları:</p>
<p>Yeni kurulan Türk Cumhuriyeti Devleti’nin laik düzene geçişi kolaylaştı.</p>
<p>Yapılacak ilke ve inkılapların önü açılmış oldu.</p>
<p>Saltanat ve Hilafet yanlılarının dayandığı en önemli güç odağı yok edildi.</p>
<p>Din işlerinin doğru ve düzenli bir şekilde işlemesinin çalışmalarına başlandı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.beyazzarf.com/halifeligin-kaldirilmasi-hakkinda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gümrü Antlaşmasının Maddeleri Nelerdir</title>
		<link>http://www.beyazzarf.com/gumru-antlasmasinin-maddeleri-nelerdir/</link>
		<comments>http://www.beyazzarf.com/gumru-antlasmasinin-maddeleri-nelerdir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Mar 2010 09:48:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[ödev]]></category>
		<category><![CDATA[gümrü anlaşması maddeleri]]></category>
		<category><![CDATA[gümrü anlaşmasının önemli maddeleri]]></category>
		<category><![CDATA[gümrü antlaşması maddeleri]]></category>
		<category><![CDATA[gümrü ermenistan ile yapılan antlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[gümrük anlaşması maddeleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.beyazzarf.com/?p=15530</guid>
		<description><![CDATA[gümrü anlaşmasının önemli maddeleri, gümrü antlaşması maddeleri , gümrük anlaşması maddeleri, gümrü ermenistan ile yapılan antlaşma,gümrü anlaşması maddeleri
Gümrü Antlaşması (2-3 Aralık 1920)
Gümrü Antlaşmasının maddeleri
-Kars ve çevresi Türklere verilecek.
-Ermenistan TBMM’nin varlığını tanıyacak.
-Ermeniler Sevr Antlaşması’nı tanımayacaklar ve bu antlaşma ile kendilerine verilen haklardan vazgeçecekler.
-Ermeniler Türklere düşmanca tavır beslemeyecekler, Türklere karşı savaşmamış Ermeniler yurtlarına dönebilecekler.
-Sınır, Aras Nehri ve Çıldır Gölü olacak.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ffffff;">gümrü anlaşmasının önemli maddeleri, gümrü antlaşması maddeleri , gümrük anlaşması maddeleri, gümrü ermenistan ile yapılan antlaşma,gümrü anlaşması maddeleri</span></p>
<p>Gümrü Antlaşması (2-3 Aralık 1920)</p>
<p>Gümrü Antlaşmasının maddeleri</p>
<p>-Kars ve çevresi Türklere verilecek.</p>
<p>-Ermenistan TBMM’nin varlığını tanıyacak.<span id="more-15530"></span></p>
<p>-Ermeniler Sevr Antlaşması’nı tanımayacaklar ve bu antlaşma ile kendilerine verilen haklardan vazgeçecekler.</p>
<p>-Ermeniler Türklere düşmanca tavır beslemeyecekler, Türklere karşı savaşmamış Ermeniler yurtlarına dönebilecekler.</p>
<p>-Sınır, Aras Nehri ve Çıldır Gölü olacak.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.beyazzarf.com/gumru-antlasmasinin-maddeleri-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İstiklal Mahkemesi &#8211; istiklal mahkemeleri</title>
		<link>http://www.beyazzarf.com/istiklal-mahkemesi-istiklal-mahkemeleri/</link>
		<comments>http://www.beyazzarf.com/istiklal-mahkemesi-istiklal-mahkemeleri/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Feb 2010 17:46:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[ödev]]></category>
		<category><![CDATA[istikbal mahkemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[istiklal mahkeme asılanlar]]></category>
		<category><![CDATA[istiklal mahkeme sonucu asılanlar]]></category>
		<category><![CDATA[istiklal mahkemeleri wikipedia]]></category>
		<category><![CDATA[istiklal mahkemesi sonuçları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.beyazzarf.com/istiklal-mahkemesi/</guid>
		<description><![CDATA[istiklal mahkemesi sonuçları,istiklal mahkeme sonucu asılanlar,istiklak mahkeme asılanlar
Sebepler
Yunan ordusu karşısında asker kaçakları sebebiyle düzenli bir ordu kurulamıyordu. Karşılarında duracak bir güç olmadığından Yunan ordusu hiçbir direnişle karşılaşmadan ilerleyebiliyordu. Halife ve saltanat propagandası yapanlar halkın milli direniş kuvvetlerine katılmasını olumsuz etkiliyordu. Cemiyet-i Müderrisin, Kuvayı Milliye için ölüm fetvası yayınlamıştı. Bu fetva, Yunan uçakları tarafından Anadolu&#8217;ya atılıyordu. Asker kaçaklarından meydana gelen çeteler köy ve kazaları soyuyordu.
Büyük Millet Meclisi tarafından 29 Nisan 1920 tarihinde Hıyanet-i Vataniye Kanunu çıkarılmıştı. Bu kanun cürümleri ve vatana ihanet niteliğindeki suçları önlemeye yeterli gelmemişti. İhtilal ve savaş koşullarında ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ffffff;">istiklal mahkemesi sonuçları,istiklal mahkeme sonucu asılanlar,istiklak mahkeme asılanlar</span></p>
<p>Sebepler<br />
Yunan ordusu karşısında asker kaçakları sebebiyle düzenli bir ordu kurulamıyordu. Karşılarında duracak bir güç olmadığından Yunan ordusu hiçbir direnişle karşılaşmadan ilerleyebiliyordu. Halife ve saltanat propagandası yapanlar halkın milli direniş kuvvetlerine katılmasını olumsuz etkiliyordu. Cemiyet-i Müderrisin, Kuvayı Milliye için ölüm fetvası yayınlamıştı. Bu fetva, Yunan uçakları tarafından Anadolu&#8217;ya atılıyordu. Asker kaçaklarından meydana <span id="more-15128"></span>gelen çeteler köy ve kazaları soyuyordu.</p>
<p>Büyük Millet Meclisi tarafından 29 Nisan 1920 tarihinde Hıyanet-i Vataniye Kanunu çıkarılmıştı. Bu kanun cürümleri ve vatana ihanet niteliğindeki suçları önlemeye yeterli gelmemişti. İhtilal ve savaş koşullarında sivil mahkemelerin ve harp divanlarının çalışma usulleri bir caydırıcılık unsuru taşımıyordu. Kanunsuzlukların önüne geçilemiyor en önemlisi hem Yunan ordusunun Anadolu&#8217;daki ilerleyişi karşısında düzenli bir ordu çıkarılamıyor hem de asker kaçakları çeteler oluşturarak soygun yol kesme gibi suçlar işliyor ve iç isyanların insan kaynağı oluyordu. Asker kaçağı yakalansa bile cephede ölmek yerine hapse girmek daha çok işine geliyordu.</p>
<p> Kuruluşu [değiştir]<br />
Vikikaynak&#8217;ta bu konuyla ilgili metin bulabilirsiniz.<br />
İstiklal Mahkemeleri KanunuHiyânet-i Vataniye Kanunu, 4 aydır yürürlükte olduğu halde Dr. Tevfik Rüştü Bey, asker kaçakları, bozguncu ve casusların ve çoğunlukla firarilerden kurulu çetelerin önlenebilmesi için İhtilal Mahkemelerinin kurulmasını önerdi. Refik Şevki Bey bu fikre destek verdi ancak isminin İstiklal Mahkemeleri olmasının daha uygun olacağını bildirdi. 2 Eylül 1920 tarihinde &#8220;Firar Ceraimini İrtikâp Edenler Hakkında Kanun Tasarısı&#8221; isimli Yasa teklifi incelenmek üzere Mili Savunma encümenine verildi. Encümen bir karara varamadığı için Milli Savunma Bakanı Ferik Fevzi (Çakmak) meclise Şimdiki durum dolayısıyle ve görülen lüzum ve olağanüstü ihtiyaca dayanarak savaş zamanına ait olmak üzere firariler hakkındaki kanun önergesini meclise sundu.[1]</p>
<p>TBMM&#8217;nin, 18 Eylül 1920 tarih ve 42 sayılı kararı ile kaçak erat ve casusların yargılanmasıyla görevli olmak üzere İstiklal Mahkemeleri kurulması kararına dayanmaktadır. Mahkeme üyeleri, Millet Meclisinden oluşmuştur. Savaş şartlarında bozgun, yağma ve casusluk gibi vatana ihanet niteliğinde kabul edilen suçları önleyebilmek ve acil hükümler verebilmek için Millet Meclisi tarafından özel kanunla ihdas edilmiştir.</p>
<p> Birinci dönem [değiştir]<br />
18 Eylül 1920 ile 17 Şubat 1921 tarihleri arasında görev yaptı. İstiklal mahkemeleri yasasının kabulünden sonra Genelkurmay Başkanı İsmet Paşa 14 İstiklal Mahkemesi kurulması için öneride bulundu. Fakat sayı çok görüldüğü için 7 mahkeme bölgesi saptandı. Bir ay sonra Diyarbakır&#8217;a da bir mahkeme kurulması kabul edilince sayı 8&#8242;e yükseldi: Ankara, Eskişehir, Konya, Isparta, Sivas, Kastamonu, Pozantı, Diyarbakır.</p>
<p> İkinci dönem [değiştir]<br />
30 Temmuz 1921 tarihi ile 1923 Ekim ayı arasında çalışmıştır. [3] İlk olarak 19 Ağustos 1921 tarihinde Kastamonu&#8217;da, 12 Ağustos 1921 tarihinde Konya&#8217;da, 17 ağustos 1921 Samsun, 22 Eylül 1921 tarihinde Yozgat&#8217;da kuruldu. İkinci İstiklal Mahkemelerinde asker kaçakları, Kurtuluş Savaşında düşmana yardım edenler ve isyan çıkaranlar yargılandı.</p>
<p> Cumhuriyet dönemi [değiştir]<br />
1923 ile 1927 yıllarında çalıştı. İsyanlarda ve olağanüstü hallerde kurulmuştur. 6 Nisan 1925 tarihinde Diyarbakır&#8217;da Şeyh Sait İsyanı sonrasında Şark İstiklal Mahhkemesi, ayrıca hilafet ve saltanat propagandası yapanları ve Cumhuriyetin ilanını eleştirenleri yargılamak için İstanbul ve Ankara İstiklal Mahkemeleri Kuruldu.</p>
<p> <br />
Ankara İstiklal Mahkemeleri Üyeleri: Kılıç Ali Bey, Ali Çetinkaya, Necip Ali Bey ve Reşit Galip Bey Cezalar [değiştir]<br />
Cezalardaki amaç asker kaçaklarının cepheye döndürmekti. Ancak ağır suç işlemiş olanlar, askerden firar etmeyi alışkanlık haline getirenler ile firarları teşvik edenler ve yardım edenler suçlarının ağırlığına göre cezalar alıyorlardı. Sadece birkaç kez kaçmış askerlere halka açık bir yerde ve doktor gözetiminde 40-100 değnek cezası veriliyor, künyelerine de kaçak olduğu tekrar kaçması haline idam edileceği yazılıyordu.</p>
<p>Kaçağın idam edilmesi en ağır cezaydı. Bunun dışında evinin yakılması, firari dönene kadar ailesinden birisinin kendisi yerine asker alınması yanında eğer yaşadığı mahallenin muhtarı veya imamı kaçağı yetkililere haber vermezse ağır para ve hapis cezası alıyordu. Rüşvet karşılığı firari askeri koruyan devlet görevlileri görevlerinden alınıyor ve 15-25 sene ağır hapis cezası veriliyordu. Eğer kaçağı hem haber vermemiş hem de saklamışsa daha ağır 1-2 yıl hapis cezası alıyordu. Rum asıllı Osmanlı vatandaşları esir düştüklerinde haklarında soruşturma yapılıyor Osmanlı vatandaşı olanlar sadece asker kaçağı değil aynı zamanda vatan haini olarak yargılanıyor ve suçlu bulunursa idam ediliyordu. Türk askeri birliklerine sabotaj yapan yerli Rumlar da vardı 59 yerli Rum bu suçtan vatan haini olarak yargılandı ve idam edildi.</p>
<p> Suçlar [değiştir]<br />
Vatana ihanet, ayaklanma<br />
Casusluk<br />
Bozgunculuk ve aleyhte propaganda<br />
Görevi kötüye kullanma<br />
Halka eziyet ve baskı<br />
Asker ailesine saldırı<br />
Tekalif-i Milliye&#8217;den mal kaçırmak<br />
Cinayet<br />
Düşman işgalinin yarattığı koşullardan istifade edip kanunsuz hareketlerde bulunmak<br />
Düşmana yardım ve düşmanla işbirliği<br />
Düşman ordusununa katılmak<br />
İstanbul Hükümeti, İngilizler ile işbirliği yapıp iç isyanlar çıkarıyorlardı.[4] Sait Molla&#8217;dan ele geçen belgelerde isyan bölgelerine paralar gönderildiği ve İngiliz Muhipler Cemiyeti Başkanı Rahip Frew&#8217;a gelişmeleri bildirdiği ortaya çıkmıştı. İngili ajanı Mustafa Sagir Ankara&#8217;da yakalanmış ve deşifre edilmişti. Damat Ferit Paşa, sadrazam olduğunda Kuvayı Milliye&#8217;ye karşı alınacak tedbirleri görüşmek üzere İngiliz Başkomiseri Robbeck ile görüştü.[5][6]</p>
<p>Bu isyanlara katılan elebaşılara idam cezası veriliyordu. Casuslara eğer suçu sabitse idam cezası veriliyordu. Delil yetersizse sürgün veya beraat kararı veriliyordu. Bunlardan en tanınmışı Hint asıllı Müslüman bir İngiliz vatandaşı olan Mustafa Sagir&#8217;di.</p>
<p> Mahkemelerin karakteri [değiştir]<br />
Kurtuluş Savaşı sırasında savaşın kazanılması için ve sonra Türk Devrimi&#8217;ne karşı yapılan saldırı ve müdahalelerin önlenmesi gayresiyle çalışmıştır. Dünyadaki devrim mahkemeleri örneklerine göre verdiği cezalar bakımından enaz ölüm cezası vermiş mahkemelerdir. Örneğin Fransız Devrimi&#8217;nde 1793 yılında 17 000 kişi yargılanıp idam edilmiştir. Yargılanmadan idam edilenler ile birlikte Fransız Devrimi&#8217;nde bir yılda 40 000 kişi infaz edilmiştir. Rus Devrimi&#8217;nde ise aristokrat ve burjuva sınıfından milyonlarca kişi öldürülmüştür. İstiklal Mahkamelerinin verdiği idam kararı Ergün Aybars&#8217;a göre birinci dönemde resmi kayıtlara göre gerçekleşen infaz 1054, İsyan bölgesi dahil ikinci ve üçüncü dönem mahkemlerin verdiği azami infaz sayısı ise 576&#8242;dır. Toplamda bütün idam kararlarının sayısı 2000 kişiyi geçmemektedir.[3]</p>
<p> Kaynaklar [değiştir]<br />
İstiklal Mahkemeleri, Ergün Aybars, Bilgi Yayınevi, Ankara, 1975<br />
 Dipnotlar [değiştir]<br />
^ a b c Baybars, Ergün (1975). İstiklal Mahkemeleri. Bilgi. “Orduda kaçak olaylarının çokluğu vetanın kurtuluş ve bağımsızlığını tehlikeye dönüştürecek bir hal almıştır. Bu durumun sert tedbirlerle önüne geçmek zamanı gelmiştir. Genel harbin sonlarında kaçaklar çoğalmıştır. Bunun sebebi askere kaçma cesaretini veren af kkanunlarının çokluğu, cezaların azlığıdır.”<br />
^ Mumcu, Uğur; İstiklal Mahkemeleri, Cumhuriyet Gazetesi, 11 Kasım 1992 tarihli makale, İstiklal Mahkemeleri &#8220;mahkeme&#8221; sayılmazlar. Bunlar, savaş ve ihtilal dönemlerinde rastlanan anti-demokratik &#8220;infaz kurulları&#8221;dır.&#8221;, Makaleye ulaşmak için tıklayınız.referans gerekiyor.<br />
^ a b Turgut Özakman, Vahdettin, M. Kemal ve Milli Mücadele, yalanlar, yanlışlar, yutturmacalar, Bilgi, 1997<br />
^ “s.59”, Milli Kurtuluş Tarihi, 1838&#8242;den 1995&#8242;e. ISBN 975478026-9. “Ali Fuat Paşa İngilizlerle çatışmayı anlatır:&#8221;İngilizler, İzmit etrafında Hasanpaşa-Solaklar&#8211;Tepeköy- Ağa Köyü hattının bazı yerlerine siperler kazarak bunlara Halife Kolordusu&#8217;ndan 1,2 ve 3. Alayları yerleştirmişler ve bunların cenah gerilerine de iki üç İngiliz taburu koymuşlardı. İzmit limanında bulunan birkaç İngiliz savaş gemisi de söz konusu savunma mevzilerinin sağ kanadını ateşleriyle koruyabilecek bir durum almışlardı.”<br />
^ Milli Mücadele Tarihi, 1. Cilt. ISBN 975 478026-9. “Lord Curzon, Türk direnmesini kırmakta Kürtçülüğün kullanılmasını düşünmüştür. Bu aynı zamanda Sadrazam Damat Ferit&#8217;in de fikridir.”<br />
^ Ulubelen, Erol. İngiliz Gizli Belgelerinde Türkiye. ISBN 9789756747810.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.beyazzarf.com/istiklal-mahkemesi-istiklal-mahkemeleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
